UYUŞTURUCU MADDE KULLANMA SUÇU


uyuşturucu kullanma

Uyuşturucu kullanma veya uyarıcı madde kullanma için satın almak, kabul etmek veya bulundurmak Türk Ceza Kanununda kamunun sağlığına karşı suçlar başlığı altında ve 191. Maddede düzenlenmiştir. Şöyle ki;

“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu suç uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ile karıştırılmamaktadır. Yargıtay bu iki suçu ayırmak için belli kriterlerin varlığı doğrultusunda hareket etmektedir. Bu kriterleri şu şekilde açıklayabiliriz.

Suçun Oluşmasındaki Kriterler

Öncelikle kişinin kastı hangi suçu oluşturması bakımında önem sağlayacaktır. Dış dünyaya yansıyan olgulara da bakılır örneğin; kişinin ekonomik durumu, mesleği, yaşadığı yer, ihbar üzerine mi uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi saklamış mı bunların hepsi ayrı ayrı önem arz etmektedir.

Ceza Genel Kurulunun 15.06.2004 tarihli ve 107-136 ile 06.03.2012 tarihli ve 387-75 Sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da belirtildiği üzere, uyuşturucu madde bulundurmanın, kullanma maksadına matuf olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması gereken ve öğreti ile uygulamada da kabul görmüş olan bazı kriterler bulunmaktadır.

Eylem

Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir.

Uyuşturucu Maddenin Bulunduğu Yer

İkinci kriter, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir. Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya iş yerinde bulundurmaktadır. Buna karşın uyuşturucunun ev veya iş yerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlemesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir. Yine, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir.

Bulunan Maddenin Çeşit ve Miktarı

Üçüncü kriter de, bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktardır. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan eroin, kokain, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran sanığın bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar maddesi bulundurmaları halinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir.

Örneğin aşağıda belirtmiş olduğumuz kararda Yargıtay kişinin ekonomik durumunu ve aylık kazandığı gelir ve yıllık kullanabileceği uyuşturucu miktarını gözeterek karar vermiştir.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi,  2017/4155 Esas, 2017/6865 Karar,  06.12.2017 Tarihli ilamında;

 “(…)Somut olayda; 24.08.2009 tarihinde Konya’dan Uşak’a giden otobüste Akşehir’de yapılan aramada, sanıkların kendilerine ait çanta içerisinde toplam net 852,6 gram esrar ile yakalandıkları; otobüsün bagajında başkaca bir eşyalarının bulunmadığı; savunmalarında; esrarı Konya’da bir şahıstan 1000 TL’ye aldıklarını, Konya’ya sebze almak için gittiklerini, sanıklardan …’ın manav olup aylık gelirinin 700 TL olduğunu, sanık …’in ise aylık gelirinin 400 TL olduğunu beyan ettikleri; sanıkların gelirlerinin çok üzerinde bir para ile satın aldıkları uyuşturucu maddeyi yanlarında bulundurmalarına rağmen, esrardan başka bir eşyaları bulunmadığı sabit olması karşısında net 852,6 gr. gelen ve bir yıllık ihtiyaçları sayılacak esrarı yanlarında bulundurup nakletmelerine ilişkin eylemlerinin, gerekçe de belirtilen şekilde “kişi başına 426,3 grama tekabül ettiği ve bu miktarın sanıkların bir yıllık tüketim miktarını aşar mahiyette olmadığı” denilmek suretiyle başkaca hiçbir ölçüt değerlendirilmeden, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması (…)”

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2012/10-1335 Esas, 2013/423 Karar, 22.10.2013 Tarihli ilamında;

“(…)Adli Tıp Kurumu tarafından esrar kullananların her defasında bir ila bir buçuk gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebilecekleri değerlendirilmektedir. Yine esrar kullanma alışkanlığı olanların, birkaç aylık ihtiyacı karşılayabilecek miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında ya da kolay ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre esrar kullanan faillerin, olağan sayılan bir süre içerisinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar maddesi bulundurmaları durumunda, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı, ancak uyuşturucu maddenin ticaret amacıyla bulundurulduğuna ilişkin başkaca somut delil yoksa şahsi ihtiyaç ya da daha az miktarda uyuşturucu madde bulundurulmasının kullanmak amacı taşıdığı kabul edilmelidir.(…)”

Yukarıdaki kararda Adli Tıp Kurumu kullanıcı olan bir kişinin (örneğin esrar) her defasında bir ila bir buçuk gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebilecekleri değerlendirilmektedir. Dolayısıyla failin yıllık kişisel kullanımı için gereken miktardan fazla olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Ayrıca Yargıtay ele geçen uyuşturucu miktarının fail sayısına bölünerek, kişisel yıllık kullanım miktarı sınırının belirlenmesini ve eylemin bu nitelendirmeye göre belirlenmesini hukuka aykırı bulmaktadır.

Dolayısıyla Yargıtay suçun uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti mi yoksa uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmak suçu mu olduğuna ilişkin incelemede belli kriterlere sahiptir ve her somut olayın kendi içinde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak uyuşturucu ve uyarıcı maddeyi kullanmak suçunda kişinin maddi durumunun ve günlük kullanım ihtiyacını karşılayıp karşılamaması ve o an ne kadar maddenin elinde bulunduğu önem arz edecektir.

Cezanın Ağırlaştırıcı Nedenleri

Uyuşturucu ya da uyarıcı maddeyi kullanmak suçu bakımından cezanın ağırlaşması gereken haller şu şekilde düzenlenmiştir;

“Suç fiillerinin okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Erteleme

Uyuşturucu kullanma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesinekarar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. Ayrıca erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.

Ancak kişinin, erteleme süresi zarfında;

a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,

b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,

c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılacaktır. Ancak tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez. Şüpheli a, b ve c maddelerinde sayılan durumlara aykırı davranmadığı takdirde hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.

Bu Kanunun;

a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,

b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma,

suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.

Yukarıda açıklamış olduğumuz açıklamalardan da anlaşılacağı üzere belirli şartların varlığı halinde bu suç bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ve erteleme verilebilmektedir.

Etkin Pişmanlık

Son olarak bahsetmek istediğimiz husus ise uyuşturucu kullanma veya uyarıcı madde kullanma suçu bakımından etkin pişmanlık hükümleridir. 

Uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla bulunduran kişi resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce maddeyi ne şekilde temin ettiğini haber verdiği takdirde kişi ceza almayacaktır. 

“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.”

Ayrıca yetkili makamlar tarafından haber alınması halinde diğer suç ortaklarının yakalanmasına yardım edildiği takdirde ceza indirilerek verilecektir.

“Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

Tedavi

Uyuşturucu kullanma veya uyarıcı madde kullanma için satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı yine soruşturma başlatılmadan önce fail tedavi olmayı tercih ederse kişi ceza almayacaktır.

“Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279uncu ve 280 inci maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.”

            Son olarak ise uyuşturucu kullanma veya uyarıcı madde kullanma suçu şikayete tabi suçlardan değildir dolayısıyla herhangi bir şikayetin olup olmaması soruşturma yapılması için önem arz etmemektedir ve bu suç bakımından dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. 

https://resmigazete.gov.tr

0 Paylaşımlar