UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE İMAL VE TİCARETİ SUÇU


uyuşturucu ticareti

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu Türk Ceza Kanununda kamunun sağlığına karşı suçlar başlığı altında ve 188. Maddede düzenlenmiştir. Şöyle ki;

“Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Tanımlar

Kanunun ilk fıkrasında düzenlenen bu durumda sınır ötesi bir eylem var olduğu ayrıca diğer uyuşturucu suçlarına istinaden ticari bir amaç güdüldüğü için daha ağır cezalandırılır. Ayrıca belirtmekte fayda var ki ilk fıkrada düzenlenmiş olan suç imal, ithal veya ihraç olmak üzere üç ayrı hareketle işlenebilmektedir. Bu hareketleri kısaca açıklayacak olursak;

            İmal: Bir uyuşturucunun işlemden geçerek niteliğinin farklı bir uyuşturucu maddeye dönüştürülmesine denilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus mutlaka uyuşturucu maddesinin niteliğinin değişiyor olması gerekmektedir. 

İthal: Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yurtdışından ülke içine sokulması durumunda uyuşturucu maddelerin ithali suçunun oluşacağından bahsedebiliriz.

İhraç: Yurtiçinde bulunan bir uyuşturucunun gümrük kapısından geçerek yurtdışına sokulması ile ortaya çıkabilecek bir suçtur. 

Kanunun 2. Fıkrasında ise ihraç hareketiyle işlenmiş olan suç diğer ülkede ithal olarak nitelendiriliyorsa ve yargılama sonucunda failin almış olduğu ceza, Türkiye’deki yargılama sonucu alacağı cezadan indirilerek verilecektir.

“Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.”

Maddenin 3.fıkrasında nakil yani fiilin ülke içerisinde ticari amaç elde etmek amacıyla işlenmesi halinde verilecek olan ceza düzenlenmiştir.

“Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.”

Çocuğa Uyuşturucu Madde Satımı

Bu maddede cezanın ağırlaştırılması gereken bir nitelikli hal düzenlenmiştir. Failin uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi çocuğa vermesi veyahut satması durumunda verilecek olan cezanın arttırılmasının gerekeceği düzenlenmiştir. Ayrıca aşağıda sayacağımız şartların varlığı halinde de cezanın yarı oranında arttırılacağı düzenlenmiştir.

a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması,

b) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulundurma fiillerinin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, 

hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Ayrıca yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.

Uyuşturucu Hammaddesinin Satımı ve İmali

Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Kanun koyucu son fıkrada bu suçun belli meslek grubuna ait kişiler tarafından işlenmesi halinde de cezanın ağırlaşması gerektiğini belirtmektedir.

“Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.”

Suçta Etkin Pişmanlık

Kişi uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir. Ancak bunun için de gerekli olan şartların var olması gerekmektedir. 

İlk olarak düzenlenmiş olan etkin pişmanlık hali suçun resmi makamlardan tarafından haber alınmadan önce suçu gereken yerlere haber vermesi gerekmektedir. Bu şartlar sağlandığında kişi ceza almaz.

“Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.”

İkinci olarak düzenlenmiş etkin pişmanlık hali ise uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla bulunduran kişinin yararlanabileceği haldir. Bu durumda kullanıcı resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce maddeyi ne şekilde temin ettiğini haber verdiği takdirde kişi ceza almayacaktır. 

“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.”

Ayrıca uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun yetkili makamlar tarafından haber alınması halinde diğer suç ortaklarının yakalanmasına yardım edildiği takdirde ceza indirilerek verilecektir.

“Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.”

Tedavi Olmayı Kabul Etme

Son olarak düzenlenmiş olan etkin pişmanlık hali ise uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı yine soruşturma başlatılmadan önce fail tedavi olmayı tercih ederse kişi ceza almayacaktır.

“Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279uncu ve 280 inci maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.”

Uyuşturucu Ticareti ve Uyuşturucu Madde Kullanımı Suçlarının Ayrımı

Bir diğer husus ise uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaret suçu ile uyuşturucu ya da uyarıcı maddeyi kullanmak suçunun ayrımında Yargıtay’ın belirli ölçütleri bulunmaktadır. 

Öncelikle kişinin kastı hangi suçu oluşturması bakımında önem sağlayacaktır. Dış dünyaya yansıyan olgulara da bakılır örneğin; kişinin ekonomik durumu, mesleği, yaşadığı yer, ihbar üzerine mi uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi saklamış mı bunların hepsi ayrı ayrı önem arz etmektedir.

Ceza Genel Kurulunun 15.06.2004 tarihli ve 107-136 ile 06.03.2012 tarihli ve 387-75 Sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da belirtildiği üzere, uyuşturucu madde bulundurmanın, kullanma maksadına matuf olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması gereken ve öğreti ile uygulamada da kabul görmüş olan bazı kriterler bulunmaktadır.

Unsurları

Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir.

İkinci kriter, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir. Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya iş yerinde bulundurmaktadır. Buna karşın uyuşturucunun ev veya iş yerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlemesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir. Yine, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir.

Üçüncü kriter de, bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktardır. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan eroin, kokain, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran sanığın bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar maddesi bulundurmaları halinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir. Bu sebeple daha ağır ceza olan uyuşturucu ticareti suçundan işlem görmeyecektir.

 Örneğin aşağıda belirtmiş olduğumuz kararda Yargıtay kişinin ekonomik durumunu ve aylık kazandığı gelir ve yıllık kullanabileceği uyuşturucu miktarını gözeterek karar vermiştir.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi,  2017/4155 Esas, 2017/6865 Karar,  06.12.2017 Tarihli ilamında;

 “(…)Somut olayda; 24.08.2009 tarihinde Konya’dan Uşak’a giden otobüste Akşehir’de yapılan aramada, sanıkların kendilerine ait çanta içerisinde toplam net 852,6 gram esrar ile yakalandıkları; otobüsün bagajında başkaca bir eşyalarının bulunmadığı; savunmalarında; esrarı Konya’da bir şahıstan 1000 TL’ye aldıklarını, Konya’ya sebze almak için gittiklerini, sanıklardan …’ın manav olup aylık gelirinin 700 TL olduğunu, sanık …’in ise aylık gelirinin 400 TL olduğunu beyan ettikleri; sanıkların gelirlerinin çok üzerinde bir para ile satın aldıkları uyuşturucu maddeyi yanlarında bulundurmalarına rağmen, esrardan başka bir eşyaları bulunmadığı sabit olması karşısında net 852,6 gr. gelen ve bir yıllık ihtiyaçları sayılacak esrarı yanlarında bulundurup nakletmelerine ilişkin eylemlerinin, gerekçe de belirtilen şekilde “kişi başına 426,3 grama tekabül ettiği ve bu miktarın sanıkların bir yıllık tüketim miktarını aşar mahiyette olmadığı” denilmek suretiyle başkaca hiçbir ölçüt değerlendirilmeden, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması (…)”

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2012/10-1335 Esas, 2013/423 Karar, 22.10.2013 Tarihli ilamında;

“(…)Adli Tıp Kurumu tarafından esrar kullananların her defasında bir ila bir buçuk gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebilecekleri değerlendirilmektedir. Yine esrar kullanma alışkanlığı olanların, birkaç aylık ihtiyacı karşılayabilecek miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında ya da kolay ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre esrar kullanan faillerin, olağan sayılan bir süre içerisinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar maddesi bulundurmaları durumunda, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı, ancak uyuşturucu maddenin ticaret amacıyla bulundurulduğuna ilişkin başkaca somut delil yoksa şahsi ihtiyaç ya da daha az miktarda uyuşturucu madde bulundurulmasının kullanmak amacı taşıdığı kabul edilmelidir.(…)”

Yukarıdaki kararda Adli Tıp Kurumu kullanıcı olan bir kişinin (örneğin esrar) her defasında bir ila bir buçuk gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebilecekleri değerlendirilmektedir. Dolayısıyla failin yıllık kişisel kullanımı için gereken miktardan fazla olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Ayrıca Yargıtay ele geçen uyuşturucu miktarının fail sayısına bölünerek, kişisel yıllık kullanım miktarı sınırının belirlenmesini ve eylemin bu nitelendirmeye göre belirlenmesini hukuka aykırı bulmaktadır.

Dolayısıyla Yargıtay suçun uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti mi yoksa uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmak suçu mu olduğuna ilişkin incelemede belli kriterlere sahiptir ve her somut olayın kendi içinde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.

Görüldüğü üzere bu suçta oldukça teknik bir ayrım bulunmaktadır. Bu sebeple tarafların mağduriyet yaşamaması açısından bir avukat ile çalışılması fayda sağlayacaktır.

https://resmigazete.gov.tr

http://www.kazanci.com

0 Paylaşımlar