ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI (İzale-i Şuyuu)


ortaklığın giderilmesi davası

Ortaklığın giderilmesi davası Yargıtay içtihatlarında şu şekilde tanımlanmaktadır: “Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.”

Öncelikle paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyetini açıklamakta fayda var. 

Paylı Mülkiyet

Maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik olan kimseler arasında paylı mülkiyetsöz konusudur. Aksi belirtilmediği sürece paylar eşit sayılır.

Elbirliği Mülkiyeti

Elbirliği mülkiyeti yalnızca kanundan doğan hallerde mümkün olabilir (Bazı hallerde paylı mülkiyet de kanundan doğabilir ancak elbirliği mülkiyeti SADECE kanundan doğar). Kararlar daima oybirliği ile alınmak zorundadır.

Elbirliği mülkiyetinin doğabileceği dört hal vardır. Bunlar;

  1. Eşler arasındaki mal rejimleri, mal ortaklıkları
  2. Adi şirket ortaklıklarının ortak malları
  3. Miras şirketi
  4. Aile malları ortaklığında, ortaklık malları 

üzerinde el birliği mülkiyeti vardır.

Paylaşım Usulü

            Yani taraflar arasında paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyeti halinin bulunduğu durumlarda bu ortaklık halinin giderilmesi için açılan davalardır. Paylaşmayı isteme hakkı paylı mülkiyet için Türk Medeni Kanunu madde 698’de düzenlenmiştir;

“Hukuki bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir.

Paylaşmayı isteme hakkı, hukuki bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmi şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir.

Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.”

İstisnaları

Paylaşma isteme hakkının birtakım sınırları vardır. Medeni Kanun 698 maddesi paylaşma isteme hakkına üç sınır getirmiştir.

Paylı mal sürekli bir amaca özgülenmiş ise, paylaşma istenemez (TMK 698)

Örnek olarak iki taşınmazı sınırlayan ortak duvar, çit, parmaklık, sıra ağaçlar, iki taşınmazın arasında kalan ortak avlu, yol gibi şeylerin durumları gösterilmektedir.

Sürekli amaca özgülenmeye ait şartların bulunmadığı hallerde tarafların sözleşme ile yapabilecekleri şey, ancak on sene için paylaşma hakkından feragat etmektir. Buna Paylı mülkiyeti devam ettirme sözleşmesi (idame-i şüyu mukavelesi) adı verilmektedir.

  • Paydaşlar yapacakları bir sözleşme ile paylaşma isteme hakkının kullanılmasını on sene için kaldırmış olabilirler.
  • Paylaşma uygun olmayan bir zamanda istenemez (TMK 698/f.3)

Uygun olmayan zamandan maksat, olağanüstü sebepler dolayısıyla paylaşmanın paydaşlar için zararlı olacağı zamandır. Bu zaman uygun olup olmadığı dürüstlük kuralı ile belirlenir. 

  • Kat Mülkiyeti Kanunun 7. Maddesine göre, kat mülkiyetine veya irtifakına tabi olan taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi istenemez.

Elbirliği mülkiyetinde ise Türk Medeni Kanunu madde 703’te düzenlenmiştir bu maddeye göre paylaşma şekli paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılır.

“Paylaştırma, aksine bir hüküm bulunmadıkça, paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılır.”

Paylaşmanın mutlaka dava yolu ile yapılması şart değildir ancak gerek dava dışı talep gerekse dava tüm paydaşlara yöneltilmelidir. Bir paydaş bu hakkını kullanınca, bütün paydaşlar paylaşmayı yerine getirmek borcu altına girerler.

            Paylaşma biçimi Medeni Kanun madde 699’da düzenlenmiştir;

Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir.”

Yani malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da arttırma ile satılarak bedelin bölüşülmesi olması şeklinde iki türlü olabilir.

Paylaşma (Taksim) Davası

Ortaklığın giderilmesi davası tarafları malı nasıl bölüştüreceklerine anlaşarak dava sırasında bu anlaşmayı hakime bildirebilirler. Taraflar malın paylaşılması konusunda anlaşmazlarsa maldaki ortaklığın ya satış suretiyle ya da aynen taksim yoluyla giderilmesi gerekir. Paylaşmayı isteme hakkı, paylı mülkiyetin sona erdirilmesi için paydaşlara tanınmış bir yenilik doğuran haktır. Bu hak paya bağlı bir haktır. Paylaşmanın mutlaka dava yolu yapılması şart değildir ancak gerek dava dışı talep gerekse dava tüm paydaşlara yöneltilmelidir.

Mirasın paylaşılması hususunda her mirasçı paylaşmanın mahkeme eliyle yapılması için bir paylaşma davası açmaya yetkilidir. Paylaşma davası, mirasın paylaşılması hususunda dava açan tarafından kural olarak tüm mirasçılar davalı gösterilerek açılır.

Ortaklığın giderilmesi davası sürecinde malın aynen taksimi için taraflardan yalnızca birinin talepte bulunması yeterlidir. Taraflardan biri ortak malın aynen taksim edilerek ortaklığın giderilmesine karar verilmesini isterse, hakim öncelikle aynen taksim şartlarının bulunup bulunmadığını araştırmalıdır (TMK md. 699/2).

Dava Süreci ve Mahkemenin Takdir Yetkisi

Ortaklığın giderilmesi davasında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.

Aynen bölünme bile paylaştırma yapılması durumunda parçalar arasında denklik sağlanması için eksik değerdeki parçaya para(ivaz) eklenerek sağlanır. Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.

Aynen bölünme mümkün değilse veya hakim tarafından aynen bölünme istemi durum ve şartlara göre uyun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesi imkanı yoksa açık arttırma ile satışa karar verilir. Satışın paydaşlar arasında arttırma ile yapılmasına karar verilebilmesi için bütün paydaşların rızası gerekir. 

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davasında yetkili mahkeme taşınmaz malın bulunduğu yer mahkemesidir. Görevli mahkeme ise Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Bu konuda herhangi hak kaybına uğranılmaması ve iyi bir şekilde yönetilmesi açısından avukat ile çalışmak tarafların menfaatine olacaktır.

0 Paylaşımlar